Tahtacıörencik’te Çiftlik Evi Projemiz / Destek Çağrımız

Bizler uzun zamandan beri, proje alanımızı da içeren Tahtacıörencik Köyü’nde, köydeki arkadaşlarla birlikte çalışıyoruz. Ekolojik dönüşüme katılmak, birlikte büyümek ve gelişmek için. Kendimiz ve diğer üretici arkadaşlarla beraber üretim faaliyetleri de yapıyoruz. Köyümüzde parçası olduğumuz Doğal Yaşam Kolektifi’nin çalışmaları hakkında bilgilere şu Web sitesinden ulaşabilirsiniz: http://tahtaciorencik.wordpress.com

Tahtacıörencik Köyü’nde bir çiftlik evi yapmak istiyoruz: Saman balyasından, taş, kerpiç ve ahşaptan, enerjiyi verimli kullanan, küçük ekolojik ayakizine sahip, benzer iklime sahip kırsal alanlar için örnek olacak bir ev.

  • Korunacağımız, barınacağımız, kendimizi ve doğayı dinleyeceğimiz…

  • Dostlarımızla, arkadaşlarımızla, köylülerimizle, kentlilerimizle ve gezegenin bütün konuklarıyla birlikte… çember çember, halka halka birlikte üreteceğimiz ve ekolojik dönüşüme birlikte katkı vereceğimiz bir mekan.

  • Yalnızca bir ev değil, herkesin bağlantı kuracak bir şeyler bulabileceği, yaratıcı bir katkı verebileceği, çevresinden ilham alan ve çevresine ilham veren, örnek bir permakültür çiftliği, bir yaşam ve deneyim alanı. En çok da çocuklar ve çocuk kalpler için…

Köyümüzde başlamış olan ekolojik dönüşüme daha güçlü katkı verebilmemizi sağlayacak bir ev, bir çiftlik. Kırsal alanda sürdürülebilir ve eğlenceli bir yaşamın mümkün olduğunu gösterecek bir proje.

Projemiz için bir Blog’umuz var: http://ciftlikevi.wordpress.com

Ekolojik çiftlik projemizin bileşenlerini gösteren bir sunum için BURAYA tıklayın…

Bu projeyi ve daha da ötesini gerçekleştirmek için niyetimiz, azmimiz, isteğimiz var. Ancak öz kaynaklarımızın ötesinde malzemeye, işgücüne, zamana ve paraya ihtiyacımız var.

Çevremizdeki kişi ve topluluklardan gelebilecek her türlü parasal katkıyı, ayni veya fiili desteği minnetle kabul edeceğiz. Bu destekler karşılığında size sunabileceğimiz şeyler olabilecek, ama belki de hiçbir zaman bir karşılık sunamayacağız… Ne olursa olsun hiçbir desteği unutmayacağız ve sizlerden aldıklarımızın bizde kalmaması, dönüşerek size, doğaya, ihtiyaç duyulan yerlere yeniden akması için elimizden geleni yapacağız. Yapacağımız harcamaları da bütün destekçilerimizle şeffaf şekilde paylaşacağız.

Bize nasıl destek olabilirsiniz?:

  • Parasal hibe sunarak
  • Uzun vadeli (en az bir yıl) kredi sağlayarak
  • Altyapı ve yapı malzemeleri hibe ederek
  • Geçici kullanılmak üzere araç, makine, alet-edavat tahsis ederek
  • Proje tasarım grubunda bizimle birlikte çalışarak
  • Proje alanında, ev yapımında çalışarak, işgücü sağlayarak
  • Doğal ürünlerimizden satın alarak
  • Sizin içinizden gelen, bizi hedeflerimize yaklaştıracak diğer her türlü yöntemle

Çiftliğimizi aynı zamanda bir kırsal yaşam uygulama ve eğitim alanı olarak planlıyoruz. Burada çeşit çeşit atölyeler ve eğitimler düzenleyeceğiz. Destekçilerimize şimdiden verebileceğimiz bir söz var: Arazimizde yapılacak doğal yaşam, ekolojik üretim ve permakültür eğitimlerinde, atölye çalışmalarında ve kısıtlı miktarda ürettiğimiz doğal ürünlerimize erişimde onlara ÖNCELİK vereceğiz.

Bizi desteklerseniz, köyümüz genelinde katkı verdiğimiz çalışmalara de güç vermiş olacaksınız: Köyde daha fazla çiftçinin doğal üretime geçmesi ve pazarlama imkanlarının artması, merada yayılan ineklerden süt üretimi ve dağıtımı, güneş enerjili sebze-meyve kurutma tezgahları, köy fırını, Süvari Çayı üzerinde planlanan HES projesiyle hukuksal mücadelemiz… Bu alanlarda gelişmeler oldukça bunları hem Kır Çocukları hem de TADYA Web sitelerinden sizlerle paylaşacağız.

Bize destek olmak isterseniz aşağıdaki forma göz atabilir, içinizden gelen ve sizi zorlamayacak bir destek türünü işaretleyebilirsiniz. Sizinle hemen temas kuracağız…

Kır Çocukları Çiftlik Evi Destekçi Formu

__________________________________________________

Her türlü soru ve öneriniz için: kircocuklari@gmail.com

Nihal, Ceyhan, Özgen ve küçükler: Aral ile Ilgaz

Reklamlar

Şubat 2014 – Arazide hazırlıklar

Çiftlik evimiz yüksek duvarlarla çevrili ‘güvenlikli’ bir villa olmayacak. Köyden arkadaşlarımızla birlikte üretim yapacağımız bir alanın parçası olacak. Uzun zamandır bomboş duran köyün bu bölgesinde bu yıl biz (Temürcü’ler ve Özgen), Duran ailesi (Necati, Nursemin, İbrahim) ve Araç ailesi (Merve ve Hüseyin) organik tarım yapıyor olacağız. Hayalimiz, evimizin bir permakültür çiftliğinin içinde yer alması: Ekolojik tarım, doğal üretimler, küçük ölçekli hayvancılık; inek, tavuk, hindi, kaz… 

Şubat ayı sonunda arazide yaptığımız çalışmalar daha çok bitkisel üretim altyapısına yönelikti. Drenaj ile hasat ettiğimiz suyu depolayabilmek için, kepçe çalıştırarak bir açık depo (gölet) kazdırdık. Ev arazimizin 100 metre kadar altına ise, Güdül Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği’nin desteğiyle 440 metrekarelik bir sera kuruldu. Bu serayı Duran ailesi ile birlikte kullanacağız. Çok sayıda büyük taş içeren bir alan olduğu için uzun bir süre kepçe ve kamyon çalışması gerekti. Sera için bizden istenen katkı payı (6500 TL) ile birlikte kepçe ve kamyon ücreti (3200 TL) bizim için ciddi bir masraf oldu.  Çağrımıza yanıt veren arkadaşlarımızın kredileri ve destekleriyle masrafları kısmen karşılayabildik. Projemize destek sağlama çalışmalarımız sürüyor. Malzeme, bilgi, beceri veya işgücü paylaşmak isteyen arkadaşlarımız oluyor ve ekibe katılıyorlar.  

Şubat sonunda İbrahim yaklaşık 5 dönümlük bir alanı bostan çalışması için sürdü. Burada nihai amacımız yataklar oluşturup toprağı sürmeden tarım yapmak. Ancak ilk aşamada üst bitki örtüsünü parçalamak ve sıkışmış toprağı gevşetmek için bir kez sürüm yapmak gerekti. Hem serada hem de bu alanda yapılacak çook işimiz var. Aşağıda Hüseyin’in çektiği bir fotoğraf var (kuzeydoğu yününden). Berideki beyaz görünümlü alan su depolama göletimiz, sağ taraftaki kahverengi kısım bostan için sürdüğümüz alan, biraz uzakta harç kamyonunun yakınında görünen yapı ise henüz naylonu kaplanmamış olan sera:

Tahtaci-Yeles-27Subat2014

Umuyoruz ki bu yaz kendi seramızda yerel tohumlarımızdan yetiştirdiğimiz fidelerle keyifli ve bereketli bir sebze üretimi yapacağız. Elimizde çeşit çeşit doğal tohum var. Kendi hasat ettiklerimiz dışında bu yıl Yeşil Dünya’dan, Nejat Pars dostumuzdan, Yalova Bahçe Kültürleri’nden ve tohum takas şenliklerinden gelen tohumlarımız var. Önüzdeki Pazartesi günü Orkun ile birlikte köyümüze gideceğiz ve tohumlarımızı viyollere ekeceğiz. Yapacağımız fidelerin fazlasını da çevremizle paylaşacağız. 

Geçen ay boyunca -ve şimdi hala- en fazla çaba sarf ettiğimiz konu, çiftlik evimizin ruhsatını almak için projeyi tamamlamaya çalışmak oldu. Nihal, Matthieu ve Ece’den oluşan mimar ekibi son haftalarda çok sıkı çalıştı. Ben de daha çok mühendislik projeleri için koşturdum ve koşturmaya devam ediyorum. Süreç tamamlanıp ruhsatı aldığımızda deneyimlerimizi ve benzer bir yol izlemek isteyen kişiler için önerilerimizi yazacağız.

Hedefimiz alanda çocuklarımızla birlikte yaşayacağımız, üretim faaliyetlerimizi destekleyecek, konuklarımızı ağırlayabileceğimiz bir ev oluşturmak. Evin bu imkanları sağlayabilmesi için biraz büyük olması gerekiyor. Planımızda tek katlı, brüt 170 m2 civarı bir ev var. Ahşap taşıyıcılı, yan ve arka duvarları saman balyası dolgulu, ön (Güney) cephesi bağdadi (ahşap çerçevelere kerpiç dolgulu) bir yapı düşünüyoruz. Evin ortasından da ısıl kütle sağlayacak bir taş duvar geçecek. Matthieu güneşin ışığından, ısısından ve toprağın ısıl kapasitesinden optimum yararlanan çözümler için çalışıyor. Proje çizimlerimizi yakında tamamlayıp sizlerle paylaşacağız. 

Şimdilik böyle… Çalışmaya devam.

Zencefil merhemi

40 cc cam kavanoz

İçindekiler:

  • Taze zencefil (Zingiber officinale) kökü
  • Soğuk pres zeytinyağı ve aspir yağı
  • Karakovan balmumu

Taze zencefil kökünün zeytinyağı + aspir yağı karışımı içinde mekanik yöntemle özünün çıkarılmasıyla elde edilen yağa doğal balmumu eklenmesiyle yapılmıştır.

Önerilen kullanım alanları:

  • Hareketi kısıtlı, romatizmalı ve ağrılı eklem bölgelerine hafif masajla sürülür.
  • Adet ağrılarında veya sindirim zorluğuyla ilgili karın ağrılarında karın bölgesine hafif friksiyon uygulanır.
  • Spor sonucu oluşan hafif kas zedelenmelerinde ağrıyı azaltır, iyileşmeyi hızlandırır.
  • Soğuk algınlığı ve öksürük başlangıcında gece yatmadan önce göğse sürülür. Göğsü ısıtır.
  • Soğuk ayakları ısıtmak için: Hafif masajla ayakların altına sürülür. Örn. gece yatmadan veya soğuk bir günde yürüyüşe çıkmadan önce.

Bir hayali gerçekleştirmek…

Hayal işte adı üstünde hayal…Onu gerçekleştirmek, topraklamak, belki ekmek, büyümesi için üzerinde çalışmak, konuşmak, düşünmek, koşturmak…Bir hayali gerçekleştirirken işte böyle hallerden hallere sürükleniyorum.

Aklımda aslında tam da bunlar vardı. Bir gün, bir yerde, perdemi aralayacağım ve sadece seyretmek için seçtiğim manzarama bakacağım, birkaç mevsim önce diktiğim boy attıkça neşelendiğim ağacıma bakacağım, hayvanlarımın nefes verdikçe havayı buhurlandıran nefeslerine bakacağım ve öylece duracağım.

Bir gün böyle bir an yaşarsam, bu hayali sadece bu an için gerçekleştirdiğimi bileceğim. eminlik noktasında, hakikatimde duracağım.

Düzene, rahatıma, sabah 8 akşam 6 işime karşı çıktım. Kedilerimin birini bir eve diğerini başka eve koydum. Bugün ineklerimizden biri doğum yapamadı, bebeğimizi kaybettik, sonra da ineğimizi kaybettik. Koliler istediğimiz gibi olmuyor. Şöyle kendi başıma geçirdiğim birkaç dakika bile ‘aman işler var, napıyorum, hemen çalışmam lazım’ fazla geliyor. Kabuk çatlatmak kolay mı? Kabuklarımı çatlatıyorum, kabuklarımı atıyorum. Bazen nerde durayım, ne yapayım bilmiyorum.

Sonra hayaller geliyor aklıma, işte size bahsettim o perdenin aralanmasına gidiyor kalbim, gönlüm ısınıyor, ılık oluyor. Sakinleşiyorum. Tekrar teslimiyet, herşey olması gereken zamanda olması gerektiği gibi oluyor.

Ah o topluluklar, ah o tatlı dostlar, ah o hatır sormalar. Onlara bir kere daha şükür, her daim şükür…

İşte böyle geçiyor günler, bir hayalin peşinde evet…
Özgen

Şubat 2014, Tahtacıörencik’ten haberler

Tahtacıörencik Köyü ve çevresinde neler oluyor; biraz anlatalım.

Dün, yani 3 Şubat Pazartesi günü, köy olarak yaptığımız çalışmaların yaygınlaşması için Güdül ilçe merkezinde bir bilgilendirme ve sohbet topantısı düzenledik. Başlık: Güdül’de Organik Tarım ve Doğal Üretim: Tahtacıörencik Köyü Örneği. Kendi köylülerimiz (15 kişi kadar) dışında merkezden ve başka köylerden de yaklaşık 10 kişi vardı. Güdül’de doğal/organik tarım potansiyeli yüksek. Su kaynaklarının çoğunun (Kirmir Çayı dışında) ve topraklarının büyük bölümünün temiz olması, arazilerin endüstriyel tarım için yeterince büyük olmaması va halkın girişimci karakteri gibi avantajlar var. Toplantıda doğal üretimin yöntemleri, zorlukları ve fırsatları üzerine konuştuk. Şimdilerde Güdül’de de yerel seçim hazırlıkları var. Belediye başkan adayları köy olarak yaptığımız işleri ilgiyle izliyorlar. Kaymakam Fatih Bey desteğini sürdürüyor. İl Özel İdaresi aracılığıya bu yıl üç çiftçimiz (Köyümüzün öncü sebzecisi Necati Cebeci, Oğuz Aygün, İbrahim Duran+Hüseyin Araç) 500 m2’lik birer sera için destek alıyorlar. Seralardan biri kuruldu, ikisi yolda. Tabi ki seralarda da doğal üretim (ilaçsız, yapay gübresiz, geleneksel ıslahla elde edilmiş yerel veya yerele uyumlu tohumlarla) yapılacak. Seralar güvenilir sebze fidesi ihtiyacımıza da yanıt verecek. İlçe Tarım Müdürlüğü aracılığıyla yakında köylülere serbest gezen yumurta tavuğu desteği de verilecek.

Dün akşam geç saatlerde ise Tahtacıörencik Köyü kahvesinde bir karşılıklı bilgilenme, değerlendirme ve planlama toplantısı yaptık. Doğal üretimlerin nasıl artabileceğini, DBB grubunu, doğal üretim ölçütlerini, aracısız satış kanallarının nasıl çoğalabileceğini, kırsal turizmi, adıyla anmasak da permakültürü, köyün 3, 5, 10, 50 yıl sonra nerede olabileceğini konuştuk. HES davasındaki son durumu gözden geçirdik.

Köyün geçen sezonki doğal sebze üretim tecrübesi çok yararlı oldu. Küçük ölçekli ekolojik çiftçiliğin gerçekten de uygulanabilir, sürdürülebilir ve anlamlı bir vizyon olabileceğini hep birlikte gördük. Bir yıl önce akla gelmeyecek konularda planlar, projeler yapmaya başladık. Bir köy kooperatifi konusu bile konuşulmaya başlandı. Her halükarda önümüzdeki sezonda köyümüzde ciddi bir üretim artışı ve ürünlerde daha fazla çeşitlilik bekliyoruz.  

Geçen haftaya gidelim. 29-30 Ocak’ta, Buğday Derneği’nin Yalova’da düzenlediği Çiftçi Eğitimi’ne katıldık. “Tohum Takas Ağı” projesi ile ilgili bir eğitimdi: http://yasasintohumlar.org/?page_id=28. Geçen yılın Ocak ayındaki eğitime TADYA’dan İbrahim Duran ve Hüseyin Araç ile birlikte ben gitmiştik, Özgen de kısmen katılmıştı. Bu sefer Özgen, ben, Hüseyin, Merve, İbrahim ve Oğuz oradaydık. Ana konu tohumdu. Önemi malum. Fakat ekolojik üretim ve ekolojik yaşam felsefesiyle ilgili de çok şeyler paylaştık.

Birkaç hafta içinde Ankara’daki Köy Derneği’nde ve şehir merkezinde, köylülerimizle ve özellikle gençlerle bir araya gelmek için fırsatlar yaratmaya çalışacağız. Köyde el birliğiyle yapmak istediğimiz daha çok şey var. Kimbilir, belki de Tahtacıörencik Köyü Türkiye’de, kırsal alana tersine göçün öncülerinden ve örnek alanlarından biri olacak.

Şu anda köyde TADYA (Tahtacıörencik Doğal Yaşam Kolektifi) şemsiyesi altında yer alan, yani DBB’nin doğal üretim ölçütlerini içselleştirmiş olan üreticiler arasında biz Kır Çocukları (Temürcü’ler ve Özgen), Duran ailesi (Necati-İbrahim-Nursemin), Araç ailesi (Hüseyin ve Merve) ve doğal arıcılıkta çok başarılı olacağına inandığımız arkadaşımız Cemal Ersin var. Şimdiden Oğuz Aygün ve eşini de dahil ettik. Köyün içinden, baştan beri çalışmalara destek veren, birlikte çalıştığımız çok sayıda dostumuz da var. Küçük bir grup olsak da köyün geleceğini güzel şekilde etkileyeceğimize ve başka yerlerde de tekraranabilir bir örnek oluşturacağımıza inanıyoruz. Çünkü çevremizde bizimle aynı idealleri paylaşan, aynı doğrultuda çaba gösteren çok sayıda insan var. Yani sizler: Köyümüzü ziyarete gelen, atölye çalışmalarımıza katılan, köyün doğal ürünlerini talep eden, edinmek için çaba sarfeden, somut bir hareket yapmaya fırsat bulamamış olsa bile gönülden desteğini hissettiğimiz, başka yerlerde ve başka alanlarda ekolojik dönüşüme katkı veren, bu dönüşümün parçası olan dolu insan. Her biri birer dünya. Bir de köyün içinde ve Güdül genelinde yapılanları izleyen, sürece katılmaya hazır pek çok insan.

TADYA’nın doğal üretim ve aracısız satış kapasitesini artıracak çalışmalar da yapıyoruz şu sıralar. Eve teslim doğal ürün organizasyonlarına Duran ailesinin dışında Merve ve Hüseyin Araç’ın ürünlerini de dahil etmeye başladık. Ürünlerimizin çok talep göreceğine inanıyoruz. Örneğin; doğal tarımla üretilmiş yerel buğdaydan, güzel bir dere üzerindeki bir taş değirmende öğütülerek elde edilmiş tam buğday unundan, geleneksel ekşi maya ile (tarhana mayası) yapılmış bir ekmeği veya bazlamayı kim istemez? TADYA olarak bütün ürünlerimiz bu nitelik düzeyinde olacak. Elbette, böyle bir “gerçek gıda” üretiminin maliyetleri ve son ürün fiyatları ile ilgili önemli meseleler var. Bunları da sizlerle imkan buldukça payaşacak ve birlikte çözümler geliştirmeye çalışacağız. 

Şubat ortasında bütün DBB üreticileri adına uygun bir kargo anlaşması yaparsak, Ankara’ya ve Türkiye’nin her yerine öngörülebilir maliyetlerle düzenli kargo gönderimine de başlamayı umuyoruz. Doğal çevreyi ve insan sağlığını gözeten yöntemlerle ürettiğimiz sebzelerimizi ve diğer doğal ürünlerimizi, uygun ve öngörülebilir taşıma maliyetleriyle Türkiye’nin her yerine gönderebileceğiz. Henüz kargo anlaşması yapmaya zaman bulamadık ama şimdiden ürünleri kargo ile gönderebilir durumdayız. Ürün duyurularını almak ve sipariş verebilmek için aşağıdaki e-posta listesine katılabilirsiniz (listeye üyelikle ilgili zorluk yaşarsanız tadya.bilgi@gmail.com adresine yazabilirsiniz):

https://groups.google.com/d/forum/tadya ( TADYA e-posta duyuru listesi)

Bir haber daha: 2014’te IFOAM Dünya Organik Kongresi’nin ev sahipliğini ve organizasyonunu Buğday Derneği yapıyor. Kongre 13-15 Ekim’de İstanbul’da,  http://www.owc2014.org/?lang=tr. IFOAM = Uluslararası Organik Tarım Hareketleri Federasyonu. Bu kongre öncesinde (11-12 Ekim) İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde bir dizi ön konferans olacak. Bunlardan biri de “Gıda Toplulukları Oluşturmak” başlıklı bir konferans. Ulusal bir toplantı diye yola çıkıldı ama birden uluslararası bir nitelik kazandı. Dernekten arkadaşlarımızın davetiyle, organizasyona ben de (Ceyhan) katkı vereceğim. Tabi hikmet DBB grubunda; Türkiye’deki başarılı “katılımcı onay sistemi” uygulamalarından biri olması dolaısıyla. Ben de içerik organizasyonu dışında özellikle DBB’yi temsilen orada olacağım. DBB’den ve köyümüzden başka katılımlar da olur belki… 

Tahtacıörencik Köyü diyince, güzelim Süvari Çayı üzerinde planlanmış olan HES projesiyle ilgili son durumdan da kısaca bahsetmek istiyorum. Geçen yıl Köy Tüzel Kişiliği tarafından açılan ve başarıyla yürütilen bir davanın ardından projeyle ilgili verilmiş olan “ÇED Gerekli Değildir” kararı iptal edilmişti. Şirket bunun üzerine “ÇED Olumlu” kararı almak üzere Çevre Bakanlığı’na başvuruda bulundu ve bir ÇED süreci başlattı. Bu arada garip (yani hukuğa aykırı) bir şekilde, ÇED süreci sonlanmadan ve hatta başlamadan önce, çay kıyısındaki bir dizi arazi için Bakanlar Kurulu’ndan acil kamulaştırma kararı çıktı. Bu karara karşı bir köylümüz dava açtı ve dava süreci devam ediyor. Önümüzdeki süreçte (tahminimizce Nisan veya Mayıs), Çevre Bakanlığı projenin ÇED Raporunu’nu halkın bilgisine sunacak. Bu dönem için DSİ’ye ve Bakanlığa hitaben bir kampanya hazırlığı içindeyiz; sizleri haberdar edeceğiz. Buna rağmen “ÇED Olumlu” kararı çıkarsa yine hukuksal mücadele yolunu kullanacağız. Köy bu son davayı da kazanırsa HES projesi tümden iptal olur. Projenin ne kadar akıl dışı olduğunu, gerçekleşmesi halinde sosyal, çevresel ve kültürel etkilerinin ne kadar yıkıcı olacağını uzun uzun anlatmaya gerek görmüyorum. Önümüzdeki süreçte bu bilgileri sizlerle paylaşacağız.            

Biz Kır Çocukları (Temürcü ailesi ve Özgen) özelinde ise; köyde daha fazla zaman geçirmeye yönelik adımlarımız var. Köyden bir arkadaşımız (Mustafa Cebeci) kullanılmayan bir bir evini bize tahsis etti. Bu evin bize sunacağı imkanları kullanarak köydeki üretim faaliyeterine daha fazla katılmayı, Özgen’in Duran ailesine emanet ettiği inekler için daha iyi yaşam şartları sağlamayı, bahardan itibaren köyde geziler ve atölye çalışmaları düzenlemeyi, Duran ailesiyle birlikte çeltik ve sebze yetiştirmeyi, veee… kendimize saman balyasından bir çiftlik evi yapmayı planlıyoruz. Çiftliğimiz için de permakültür ilkelerine uygun, ekolojik bir tasarım yapacağız. Bu alanı nasıl mı hayal ediyoruz?: Bize yaşam ve üretim alanları sunacak bir yer, katılımcı çalışmalara imkan sağlayacak bir yer, çocuklar başta olmak üzere herkese köy ve doğa deneyimleri sunabilecek bir yer, ekolojik yaşam atölye çalışmaları için mekan sağlayacak bir yer, çevresinden ilham alan ve çevresine ilham veren bir yer… Tabi bu proje için epey bir maliyet söz konusu. Bir yandan üretip  ve birlikte üretip satarak kendimize gelir oluşturmaya devam edeceğiz. Ama şimdiden haberiniz olsun; sizlerden gelebilecek her türlü desteğe de açık olacağız: Malzeme, para, işgücü, … Şimdilerde bu projeyi çok dikkatli şekilde planlamaya çalışıyoruz. Paylaşımlarımız ve destek çağrılarımız için ayrı bir Blogumuz bile var! Yakında güncemizi de yazmaya başlayacağız:  http://ciftlikevi.wordpress.com    

Haberleri uzun zamandır yazmayınca epey uzun oldu. Bundan sonra fazla ara vermeyelim en iyisi.

TADYA’dan
Ceyhan