Ağustos ortası – TADYA sebzelerinde durum

Önceki hafta Tahtacıörencik Köyü’ndeki sebze bostanlarının durumunu anlatmıştık. Elşverişsiz hava koşullarına sulama zorlukları da eklenmişti ve durum pek de iç açıcı değildi: 2 Ağustos TADYA’dan Haberler
 
Sulama için destek çağrımıza karşılık veren, yardım eden arkadaşlar oldu. Geçtiğimiz iki hafta içinde bostanlarda dört kez sulama yapıldı. Şimdi sebzelerin durumu iyi. Gerçi Ankara’da neredeyse hiçbir yerde bu yıl sebze çok iyi olmadı, bizim tarlaların da pek tadı yok ama yine de iyi.
 
Umuyoruuz ki şimdiden itibaren Duran ve Araç aileleri Pazar günleri Ayrancı Organik ve Üretici Pazaryerleri’nde yerlerini alacaklar. Çayyolu Pazarı için ise henüz yeterince ürün yok.
 
Domates çeşitlerinden ilk çıkanlar Yalova Atatürk Bahçe Bitkileri Merkezi’nden edinilen iki organik domates çeşidi oldu. Biraz etli ve bizim kendi yerli çeşitlerimize göre daha az sulular. Ama çok lezzetliler. Beğeneceğinizi düşünüyoruz. Bundan sonraki haftalarda diğer 6-7 çeşit de dökmeye başlayacaktır.
 
Bir de hatırlatma: Eğer TADYA‘dan edindiğiniz bir üründen memnun kalmazsanız lütfen bize bildirin. Mutlaka telafi edilecektir. Geçmişte de zaman zaman ürün kalitesinde istemediğimiz durumlar oldu (fazla yağlı kıyma, az yağlı süt, vs.). Bunlar sonrasında düzeltildi. Şu anda uzun zamandır kullanılmayan arazilerde tamamen ilaçsız doğal tarım yapılıyor. Gençler tarımı yeni yeni öğreniyorlar. Olur ki, bazı domateslerin içinde kurt deliği olur veya salatalıklar biraz kart olur. Lütfen son yapacağınız şey bize küsmek olsun. TADYA üreticileri olası hataları telafi etmek ve size her ürünün en iyisini, en kalitelisini sunmak için uğraşacaklardır.
Reklamlar

TADYA’dan haberler, bu kez biraz keyifsiz

Bu yıl Tahtacıörencik köyünde, çok küçük ölçekte üretim yapanların dışında, 4-5 aile sebze üretimi için çalışıyor.

Bunlardan TADYA üreticisi olan Duran ve Araç ailelerinin toplam 15 dönüm kadar ekili alanı var.

Bu yıl gece sıcaklıkları yakın zaman öncesine kadar düşüktü. Bu sebeple sebzelerin gelişimi yavaş oldu. Haziran ayında yağan dolu da kimi yerde çok, kimi yerde az zarar verdi. Bu da sebzelerin gelişimini yavaşlattı. Duran, Araç ve İnce ailelerinin ve Orkun’un sebze ektiği Yeleş mevkiinde bir açık su deposu kazılmıştı ve Süvari Çayı’ndan su basmak için boru döşenmişti. Hasat gecikti ve dolayısıyla parasal gelirin başlaması de gecikti. Şimdi depoya su basmak için mazot parası bulmakta zorlanıyorlar. Sebzeler az sulandığı için de yeterince meyve oluşmuyorlar. Yani bir kısır döngü başladı: Sulama için sebze çıkması ve satılması lazım, ama sebze çıkması için de sulama lazım. Bugün İbrahim tarlalara gitti, yarın pazaryeri için ürün toplamak üzere. Ama ürün az, olanlar da küçük, buruşuk vs. Mesela biberler kartlaşmış kızarmış, salatalıklar acımış. Pazara gelemeyecek, adreslere ürün de dağıtamayacak. Köyde doğal üretim yapan bir diğer arkadaşımız Necati Cebeci’nin bostanlarına da inek girmiş, epey hasar var…

Henüz hasat döneminin başı ve bostanlara iyi bakılırsa en az 3 ay boyunca çok güzel ürün çıkabilir. Ama şu anda durum biraz keyifsiz. Hep güzel gelişmeleri paylaşıyorduk bu sefer böyle olmadı, yine de ahvalimizi anlatalım dedik…

Yarın Nihal ve ben (Ceyhan) köye gidiyoruz. Ağustos ayı boyunca kalmayı planladığımız evin temizliğini yapacağız. Köydeki durumları daha yakından gözlemleyip elimizden geldiğince katkı vermeyi, bundan sonrasında sizlere daha güzel haberler verebilmeyi diliyoruz

EK: Bugün (3 Ağustos Pazar, yukarıdaki yazının bir gün sonrası köydeydik ve bostanlara da gittik. Durum anlattığım gibi; şimdilik pek iyi değil ama bir iki hafta sulamayla (damlama) oldukça iyi hale gelir. Sebzelerden fotoğraflar da paylaşıyorum. Bazılarının üzgün göründüğünü fark edeceksiniz. Kuruyan sebzeler de var ama neyse ki fazla değil:

https://plus.google.com/105888018666610542405/posts/43DbW8fx66g