Papatyalar ve merhemler

Ankara’ya bahar geç gelir. Geç derken tabi görece, deniz kıyılarına daha yakın yerlere göre. Otların çiçeklerin coşması Nisan sonunu, Mayıs başını bulur. Kara kıştan çıkışın müjdecileri çiğdemleri ve kardelenleri saymazsak, erken baharda açan çiçek az olur. Mart sonunda açanlar arasında çayırlarda minik sümbüller, orman tabanlarında nergis ve kokulu menekşe, ağaç ve çalı diplerinde yağlıçiçek… Bir de çimenliklerde çayır papatyası, nam-ı diğer koyüngözü. Papatya denince, birbirine az çok benzer olan ama farklı özellikler gösteren onlarca tür olduğunu da unutmayalım. Bahsettiğimiz bitki Bellis perennis. İngilizcede daisy’ (‘chamomile’ değil). ‘Day’s eye’dan gelirmiş, yani ‘gün gözü’. Çiçeklerinin taç yaprakları güneş doğarken açılıp güneş batarken kapanır, ondan. Çayırlara uzanıp da seviyor-sevmiyor falına bakmışlığınız varsa, yolduğunuz şeyler muhtemelen bir koyungözü çiçeğinin taç yapraklarıydı.

Koyungözü şimdilerde ODTÜ kampüsünde, özellikle eski lojmanlar bölgesinde coşmuş, çimenlik alanları kaplamış durumda:
.

        

.​
Üç-dört yıldır bu mevsimde dışarı çıkıp ailecek toplarız bu çiçeklerden. Papatya (koyungözü) merhemimizi bu bitkinin çiçek başlarından yapıyoruz. Bütün merhemlerimiz gibi bunu da taze bitkilerden üretiyoruz. Düşük ısıda sıkılmış ekolojik üretim zeytinyağının içinde, 60-70 derecede 30 dk bekletiyor, ertesi gün süzüp içine karakovan balmumu ve az miktarda doğal uçucu yağ ekliyoruz.
 

 
Bu merhemde önceki yıllarda adaçayı uçucu yağı kullanıyorduk. Ama gördük ki, papatya merhemimiz diğer merhemlerimize göre daha kısa ömürlü oluyor. Serin bir yerde tutulmazsa bir yıl içinde dokusu değişmeye başlıyor. Böyle olunca, yeni üretimlerimizde koruyucu özelliği daha fazla olan biberiye yağı kullanmaya karar verdik. Geçen hafta ODTÜ’den topladığımız çiçeklerle bir parti merhem yaptık. Baktık ki yetmeyecek, bugün biraz daha topladık. Zira papatya merhemi en çok talep edilenler ürünlerimiz arasında.
 
Papatya (koyungözü) merheminin uzmanlık alanları: Yumuşak doku ve bağdoku zedelenmeleri. Yani burkulmalar, ezikler, lif zedelenmeleri, eklem bağlarıyla ilgili ağrılar. Her şeyden önce etkili bir ağrı kesici. Aynı zamanda iltihap giderici ve doku yenileyici. Bu yönleriyle özellikle spor yaralanmalarında, bir de ağrılı eklem romatizmasında son derece destekleyici. Sonra, kas sertlikleri, kramplar ve her türlü yüzeysel yaralar. Koyungözü eski çağlarda savaşta yaralanan askerlerin yaralarını iyileştirmekte kullanılırmış.
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s